|
|
| Okuma sayısı 126 |
Yayın: 2010-01-23 |
Yaklaşık 10 yıldır İsveç'te ikamet etmekteyim. Bu zaman zarfı içinde iki(2002 ve 2006) seçim gördüm. Kendim de 2006 seçimlerinde hem sadıkta görevliydim ve hem de seçim maratonu içinde partinin Halmstad şehrinde seçim çalışmalarında aktif rol aldım. Yani politikayı çok yakında takip etme fırsatım ve olanağım oluyor.
Politik görevlerim ve parti içinde aktif olduğum için(özellikle de seçim kampanyalarında) birçok bakan ile karşılaştım ve toplantılarda yapılan konuşmaları dinledim.
Seçim sonuçlarına göre hükümet değişti ve birçok partinin lideri de görevi bırakmak zorunda kaldı. Bağlı bulundukları bakanlıklarda üst düzey memur hatalarından dolayı birçok bakan da görevlerini bırakmak zorunda kaldılar. Bunlardan bir kaç örnek vermek gerekirse;
Dışişleri Bakanı Laila Freivalds, 2004 yılında Hindistan Körfezinde meydana gelen tsunami olayından dolayı kamuoyunda oldukça eleştiri aldı. Çünkü Dışişleri Departmanın bir kaç saat ara ile ancak olayı ciddiye alıp gerekli yardımları göndermeye başladı. Bahse konu olan(kamuoyunun eleştirdiği sadece bir kaç saat), Laila Freivalds Dışişleri bakanı olarak ''Benim bu koltukta oturarak ciddi bir çalışma içerisine girmem imkansız hale gelmiştir'' diyerek istifa etmiştir.
Şu anki hükümetin iki bakanı daha sekiz günlük iken görevlerini bırakmak zorunda kaldılar. Nedeni de; Ticaret Bakanı Maria Borelius, yıllar önce evinde sigortasız işçi çalıştırdığı ve Kültür Bakanı Cecilia Stegö Chilò ise 16 yıl boyunca evindeki televizyonun bandrol ücretini ödemediği ortaya çıktığı için kamuoyunun baskısına dayanamayarak, daha 8 günlük bakanlarken görevlerini bıraktılar.
Bunlar birkaç örnektir. 10 yıldır İsveçteyim ve buna benzer örnekleri hem bakanlık ve hem de genel müdürlük düzeyinde çoğaltmak mümkündür.
Bunları gördükçe ve yaşadıkça Türkiye aklıma geliyor. Her gün bir skandal ortaya çıkıyor ama dürüst davranıp da istifa etmeyi düşünen olmamıştır, olmuyor. Neden acaba?
Mesela Mardin'deki olay herhangi bir Avrupa ülkesinde olsaydı, İçişleri Bakanı bir saniye bile yerinde durmazdı. Çünkü Avrupa'da madem karar veren politikacılarsa sorumluk da(günahları da sevapları da) politikacılar üstlenir ama Türkiye'de bir tek memurun bile kılı kıpırdamadı.
Aynı durum TSK için de geçerlidir. Darbe planları ve belgeler havadan uçuşuyorlar. Genelkurmay Başkanı ise elini masaya vurarak "darbe planı yok" diyor ve bu belgeler için "birer kağıt parçasıdır, değersizlerdir" ama bunları söylediği saatlerde yeni belgeler ortaya çıkıyor.
Diyebilirsiniz ki her gün bir skandalın yaşadığı bir ülkede, her bakan veya her üst düzey yetkilisi böyle bir durumda istifa etse buna zaman bulamazlar. Bence Türkiye'deki kurumların istifa gibi onurlu bir kültürün yaygın olmayışındadır.
Madem demokrasi diyorsak, demokrasinin evrensel kuralları da işlemelidir. Bence mesele Türkiye demokrasisinin evrensel değil de kendine has olması ve koltuğa yapışıp kalkmamak ve sorumluktan kaçmaktır. Demokrasiyi savunuyorsak ve bu güzelim ülkenin insanları tam bir demokrasiyle yönetilmesini istiyorsak demokrasinin gereğini de yerine getirmeliyiz. Yoksa adı ''DÜDÜK DEMOKRASİSİ' ve Türkiye'de "MUZ CUMHURİYETİ" olmaktan öteye gidemez.
Saygılarımla
Hoşça Kalın ve Hep Dostça Kalın
Hüseyin Mirza Karagöz
|
Yazar: Redaksiyon (İsveç) E-posta: tawkirar.haber@tawkirar.com
|
| Yayın: 2010-09-05 |
Dün, hükümet için güven oylamasına dönüşen referandumun anayasayı yenilemek için bir şans olmaktan çok, yanlış bir üslubu cezalandırmak, doğrusunu cesaretlendirmek için bir fırsat oluşturduğunu yazmıştım. » Oku |
| |
| Yayın: 2010-09-05 |
Geçen gün AKPnin önde gelen eski bakanlarından biri özeleştiri yaptı:En büyük hatamız, bu referandumu hükümet için güven oylamasına dönüştürmek oldu dedi. Bu cümlenin girişini Muhalefetin en büyük başarısı şeklinde de değiştirebiliriz.
Dolayısıyla, artık 12 Eylülde oylanacak şey, sadece anayasa paketi değildir.
» Oku |
| |
| Yayın: 2010-09-03 |
Irkçılık tarih boyunca insanların başına büyük felaketler getirmiştir. Ne gariptir ki ırkçılığın kuramcılarının hiç birisi kurdukları ırkçılığa mensup dğildirler. Yani türk ırkçılığını başlatanlar türk değil, arap veya kürt ırkçılığını başlatanlar da arap veya kürt değil. Türkiyede ırkçılığı başlatan Yahudi EMANUEL COROSSO (Emin Karasu)'dur. » Oku |
| |
| Yayın: 2010-09-02 |
Tapkırankale köyü yeni yol güzergahı üzerinde yapılması planlanan YÖRME DERESİ ve TOSUN KÖYÜNE geçiş köprülerin kampanyası devam ediyor. Bugüne kadar destek verenlerin listesi aşağıda olup, verdikleri katkıdan dolayı çok teşekkür ederiz. Bu kampanyada verdikleri destek ile bizi yalnız bırakmayan Tapkıran(Di Mazın) Köyündeki dostlara da çok çok teşekkür ederiz. » Oku |
| |
| Yayın: 2010-09-02 |
Förgċr släpptes den rödgröna regeringsplattformen med förslag som sänkt maxtaxa i förskolan, fler nya och tryggare jobb, klimatavdrag och avgiftsfri tandvċrd för alla upp till 24 ċr » Oku |
| |
| Yayın: 2010-09-02 |
Mehmet Göçer'in UN SANDIĞI 4 adlı kitabını okumanızı tavsiye ederim. Kitap elime geçer geçmez bir solukta okudum. Mehmet Göçer'in güçlü kalemi sayesinde sayesinde Elbistan Ovasına heyecanlı bir seyahat yaptım. Elbistana, Afşine ve Nurhak yoluna gittim, geldim. Dört Hikayenin Tavkirar Ovasında yaşanmış olmasından dolayı da hatta köyüme(Tapkırankale) de bir kısa seyahat yaptım. » Oku |
| |
| Yayın: 2010-09-01 |
Kära Väljare, Den 19 september är det dags igen att rösta i allmänna val för att välja ledamöter till Kommun, Lansting och Riksdag. För en fungerande demokrati är medborgarnas rätt att rösta som vi alltid uppfyller vċra skyldigheter krävs. » Oku |
| |
| Yayın: 2010-09-01 |
Değerli Seçmen, 19 Eylül günü İsveçte genel seçimler yapılacaktır. Demokrasinin işlemesi için biz vatandaşların hakkı olan OY KULLANMA görevimizi mutlaka yerine getirmek gerekir. Bu yüzden 19 Eylül günü mutlaka sandığa gidin ve oyunuzu kullanın. 1 Eylülden itibaren de oyunuzu kullanabilirsiniz. » Oku |
| |
| Yayın: 2010-08-25 |
Bilindiği gibi yaklaşık üç yıldan bu yana Tavkirar Tarihini araştırıyoruz. Bunun için çok geniş bir coğrafyada iki kez dolaştık. Bir çoğunuzun sabırla bu araştırma sonunda çıkacak kitabı beklediğinizi biliyoruz ama İYİ bir araştırma olması için biraz daha sabırla beklemenizi rica ediyoruz. » Oku |
| |
| Yayın: 2010-08-25 |
Tapkırankale Köyü eşrafından Ahmet - Fadime Altun'un kızı HAVA ile İran eşrafından Muhammed Yousefi - Habian Ismailinin oğlu ARY YOUSEFI, 28 Ağustos Cumartesi günü İsveç'in Västerċs şehrinde dünya evine giriyorlar. » Oku |
| |
| Yayın: 2010-08-23 |
Sünnet İşlerinden sorumlu devlet bakanı Cemil Çiçek'in son zamanlarda söylediği seviyesiz sözler BDP tarafından sert sözlerle eleştiriliyor. BDP eş başkanı Demirtaş AKP Kürt sorununu çözmek istiyorsa Cemil Çiçeki susturması lazım. Eğer Cemil Çiçek böyle algılıyorsa onu HÜKÜMETİN SÜNNETÇİSİ yapalım, gitsin Kandile'' dedi. » Oku |
| |
| Yayın: 2010-08-23 |
Rojda gick högstadiet bċde pċ Morkarlbyhöjdens skola i Mora och senare pċ Älvdalsskolan i Älvdalen. Pċ elevens val gjorde hon en minutlċng film. Det gav mersmak. Endast 19 ċr är hon redan igċng med sin andra kortfilm. I Rojdas föräldralägenhet i Älvdalen har hon möblerat om vardagsrummet till en filmstudio med tvċ olika världar » Oku |
| |
| Yayın: 2010-08-23 |
12 Eylül askeri cuntasından sonra İsveçe göç etmek zorunda kalan Türkoğlu Minehüyük Köyümüzde Yusuf Şekersöz'ün kız olan Rojda, imza attığı 4 film ile İsveçin en genç yönetmeni oldu. Rojda, yaşayan tarih olarak tanımladığı 100 yaşındaki dedesinin yaşamını da beyaz perdeye taşımayı hedefliyor. » Oku |
| |
| Yayın: 2010-08-21 |
12 Eylül'de referandum var. Sermayesinden emek örgütlerine kadar çokgeniş bir yelpaze bu oylamada takınacağı tavrı belirlemişdurumda.Yaşanan tartışmaların çoğunu ilkesiz bir alt etme çabasıolarak görüyorum. Öyle ki "hayır"cılar, "evet"çileri liberallikle,"evet"çiler "hayır"cıları ergenekonculukla suçluyor. Herkes kendince"demokrasi"den bakıyor. Örgütler karar veriyor. Üyeler vesempatizanlar da kılıflar buluyor. » Oku |
| |
| Yayın: 2010-08-20 |
Pegasus Firması, İlkbahardan bu yana Sabiha Gökçen(İstanbul) - Stockholm seferlerine başladı. Düşük fiyat olması açısından THY'dan daha cazip olup, bu hatta büyük bir açığı da kapatmış oluyor. Ama İsveç'te oturan çoğu kişinin İstanbul'dan sonra özellikle Adana olmak üzere Anadolu'nun muhtelif şehirlerine devam etmesi gerekiyor. » Oku |
| |
|
|
|
| Pts |
Sal |
Çar |
Per |
Cum |
Cts |
Paz |
| |
|
|
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
|
| Toplam üyeler |
2209 |
| Aktif üyeler |
0 |
| Aktif ziyaretçi |
8 |
| Toplam ziyaretçi |
1559043 |
|
| Copyrights © TAWKIRAR.COM 2006 |
|
|